Mutfakta Çıkan Organik Atıkları Kokusuz Şekilde Kompost Yapma Yöntemi

Mutfak tezgahında duran kapalı kompost kovası ve kesme tahtası üzerinde sebze atıkları

Çöp Kutusunun Etrafında Dönen O Küçük Sinekler

Yaz ortasında çöp kutusunun kapağını açtığınız o anı düşünün. Kavun kabukları, ıslak çay posaları ve etrafta aniden havalanan meyve sinekleri. Doğru olanı yapmak, atıklarınızı toprağa geri kazandırmak istiyorsunuz ama yetmiş metrekarelik bir apartman dairesinde çürüyen gıdaları biriktirme fikri ürkütücü geliyor. Haklısınız. Yıllar önce balkonumda denediğim ilk kompost maceram, kurtlanmış bir yığın ve şikayete gelmiş bir komşuyla son bulmuştu. Ancak evde kompost yapımı çürük kokuları ve sinek sürüleri anlamına gelmek zorunda değil.

Sorun kompost fikrinde değil, şehre uyarlamaya çalıştığımız geleneksel yöntemde. Klasik yöntemler atıkların oksijenle parçalanmasına, yani çürümesine dayanır. Çürüme koku yapar, ısı üretir ve böcekleri çeker. Şehir hayatındaki çözüm ise süreci çürütmekten fermente etmeye çevirmekten geçiyor. Tıpkı lahana turşusu kurar gibi. Turşu çöp gibi kokmaz, keskin ve ekşi kokar. Kapalı balkonunuzda veya mutfak tezgahınızın altında rahatça uygulayabileceğiniz Bokashi yönteminin temelinde tam olarak bu yatıyor.

Turşu Kurar Gibi Kompost Yapmak

Bokashi, Japonca’da ‘fermente edilmiş organik madde’ anlamına gelen bir kelime. Atıkları oksijenle çürümeye bırakmak yerine, özel bakterilerin yardımıyla kapalı bir kovada havasız bırakarak boğuyoruz. Bu bakteriler, çoğunlukla yoğurt veya turşu yapımında da çalışan laktik asit bakterileri, gıda atıklarındaki şekerlerle beslenip asit üretiyor.

Asidik ortam, çürükçül bakterilerin hayatta kalmasını imkansız hale getiriyor. Çürüme yoksa metan gazı yok, çürük yumurta kokusu yok ve sinekler için bir cazibe merkezi yok demektir. Atıklarınız haftalarca o kovanın içinde kalıyor ama çürümek yerine turşulaşıyor. Sistemin en güzel yanı, her şeyi kendi kapalı döngüsü içinde, sessizce halletmesi.

İşe Başlarken Elinizin Altında Olması Gerekenler

  • Bokashi Kovası: Altında sıvı tahliye musluğu olan, kapağı hava sızdırmayan plastik bir kova. Hazır satılan setleri alabileceğiniz gibi, iç içe geçen iki yoğurt kovasıyla kendi sisteminizi de kurabilirsiniz. İçteki kovanın tabanına matkapla delikler açıp, dıştaki kovanın dibine sızan sıvıyı biriktirecek bir hazne yaratmak yeterlidir. İki kova edinmek işi çok kolaylaştırır; biri dolup dinlenmeye geçtiğinde diğerini kullanmaya başlarsınız.
  • Bokashi Kepeği: İşin sihirli tozu. İçine laktik asit bakterileri, mayalar ve fotosentetik bakteriler aşılanmış buğday kepeği veya talaş. Bu bakteriler atıkları çürütmek yerine fermente ederek o meşhur ekşi kokuyu yaratır. Nemden uzak, serin bir yerde saklarsanız aylarca dayanır.
  • Sıkıştırma Aparatı: Atıkları ezip aradaki havayı çıkarmak için eski bir patates ezici, düz tabanlı ağır bir kase veya sadece elinize geçireceğiniz kalın bir poşet. Oksijeni dışarı atmak sürecin kalbi olduğu için bu adımı atlayamazsınız.

Adım Adım Evde Kompost Yapımı

  1. Atıkları küçük küçük doğrayın: Bakterilerin yüzey alanını artırmak zorundasınız. Bütün bir elmayı atarsanız fermente olması haftalar sürer. İki santimetrelik küpler bu iş için idealdir.
  2. Kovaya ekleyip havasını alın: Doğradığınız atıkları kovaya dökün. Sıkıştırma aparatıyla üzerine iyice bastırın. Arada hava boşluğu kalmamalı, atıklar adeta preslenmiş bir blok haline gelmeli.
  3. Kepek serpin: Her üç dört santimetrelik atık katmanının üzerine bir avuç Bokashi kepeği serpin. Et veya süt ürünü eklediyseniz işi şansa bırakmamak için kepek miktarını iki katına çıkarın.
  4. Kapağı sıkıca kapatın: Oksijen en büyük düşmanınız. Kapağın tam oturduğundan emin olun. Kapatırken kovanın içindeki havayı dışarı itmeyi alışkanlık edinin.
  5. Sıvıyı düzenli olarak tahliye edin: Üçüncü günden itibaren kovanın dibinde bir sıvı birikmeye başlayacak. Bu sıvıyı musluktan iki günde bir alın. İçeride sıvı birikmesi atıkların vıcık vıcık olup çürümesine yol açar.

Musluktan aldığınız Bokashi çayı oldukça asidiktir. Bitkilerinize doğrudan dökmeyin; bir litre suya bir yemek kaşığı çay ekleyerek seyreltmeniz gerekir. Saf halde lavabo giderlerine döktüğünüzde ise borulardaki yağ birikintilerini çözmeye ve tıkanıklıkları açmaya yardımcı olur.

Neler Girebilir, Neler Dışarıda Kalmalı?

Klasik kompost kuralları et, süt ürünleri ve yağlı yiyeceklerden uzak durmanızı söyler. Bokashi bu kuralları pek umursamaz. Kapalı bir sistemde fermente olduğu için tavuk kemiklerini, peynir kabuklarını ve bitiremediğiniz zeytinyağlı salatayı rahatlıkla kovaya atabilirsiniz. Bakteriler bu zorlu gıdaları bile parçalamanın bir yolunu bulur.

Ortada sadece tek bir kesin kural var: Küflü gıdalara yer yok. Bir ekmek dilimi yeşermeye ve tüylenmeye başladıysa, onu normal çöpe atın. Küf mantarları Bokashi bakterileriyle rekabete girer ve genellikle savaşı kazanarak tüm kovanın dengesini bozar. Sıvıları da dışarıda bırakmalısınız. Çay posalarınızı veya kahve telvelerinizi kovaya atmadan önce süzgeçte iyice süzün. Islaklık, kovanın içinde çürümeye yol açan en büyük etkendir.

Kova Dolduktan Sonra Ne Olacak?

Birçok rehberin hızlıca geçiştirdiği o kritik aşamaya geldik. Kova ağzına kadar dolduğunda, kapağını hiç açmadan iki hafta boyunca oda sıcaklığında dinlenmeye bırakıyorsunuz. Fermantasyon bu aşamada tamamlanıyor. İki hafta sonra kapağı açtığınızda, attığınız her şeyin birebir aynı göründüğünü fark edeceksiniz. Bir muz kabuğu hala muz kabuğu gibi görünür. Keskin, sirke benzeri bir koku yayar. Hücresel yapısı parçalanmıştır ancak henüz toprağa dönüşmemiştir.

İşte bu noktada bir ‘toprak fabrikası’ kurmanız gerekiyor. Fermente olmuş bu kütleyi toprakla buluşturmalısınız. Balkonumda derin, geniş ve içi eski saksı toprağıyla dolu plastik bir leğen kullanıyorum. Kovadaki fermente atığı leğendeki toprağın içine gömün, atıkla toprağı iyice harmanlayın ve üzerini kalın bir toprak tabakasıyla tamamen örtün. Üç ila dört hafta içinde topraktaki mikroorganizmalar fermente atığı yiyip bitirecek, geriye koyu renkli, besin değeri yüksek, harika bir kompost bırakacaktır.

Kafanıza Takılabilecek Birkaç Detay

Kovayı açtığımda yüzeyde beyaz pamukçuklar var, bozuldu mu?

Hayır, tam tersine işler yolunda demek. O beyaz pamukçuklar faydalı mantarların miselleridir. Sağlıklı bir fermantasyonun işaretidir. Ancak yeşil, siyah veya pembe küf görürseniz sistem çökmüş demektir.

Kötü koku ne zaman bir sorun olduğunu gösterir?

Bokashi ekşi, turşumsu bir koku yayar. Kapağı açtığınızda burnunuza çürük yumurta veya lağım gibi bir koku geliyorsa içeride oksijen kalmış veya yeterince kepek eklenmemiştir. Bu durumda o partiyi toprağa gömüp baştan başlamak en iyisidir.

Kışın toprak fabrikası balkonda çalışır mı?

Soğuk havalarda topraktaki mikroorganizmaların faaliyeti yavaşlar. Yazın üç haftada çözünen atıklar, kışın iki ay sürebilir. Süreci hızlandırmak için leğeni kapalı bir balkona alabilir veya etrafını eski battaniyelerle sarabilirsiniz.

Bir elma çöpünü çöp tenekesine atmak çok önemsiz bir hareket gibi hissettiriyor. O çöpün siyah bir poşet içinde şehir çöplüğüne gidip tonlarca plastiğin altında sıkışıp kaldığını, toprağa karışmak yerine iklim krizini tetikleyen metan gazı ürettiğini fark ettiğinizde ise bakış açınız değişiyor. Kendi organik atığınızın sorumluluğunu almak, gıdayla olan ilişkinizi tamamen yeniden şekillendirir.

Mutfak tezgahında biriken sebze saplarını, meyve kabuklarını veya kahve telvelerini birer çöp olarak değil, toprağa dönüştürülmeyi bekleyen birer kaynak olarak görmeye başlarsınız. Günde belki sadece fazladan beş dakikanızı alır. Karşılığında balkonunuzdaki bitkiler coşar, çöp kutunuz kokmayı bırakır ve en önemlisi, tüketim döngüsünün pasif bir izleyicisi olmaktan çıkıp doğanın geri dönüşüm sisteminin aktif bir parçası olursunuz.

Harekete Geçme Sırası Sizde

Kompost yapmaya başlamak için daha fazla bahane aramayın. Dünyayı değiştirmeye kendi hayatınızdan başlamak ve günlük rutininize entegre edebileceğiniz diğer adımları keşfetmek için rehberimize göz atın.

Yukarı Çık